02163953386
905302388044
27 Ocak 2026

    Hızın ve hazzın kutsandığı, herkesin kendi sesine hayran olduğu bir çağda yaşıyoruz. Sosyal medya ekranlarında "ben" demenin binbir yolunu ararken, hemen yanımızdaki insanın iç dünyasına sağırlaşıyoruz. Oysa insanı insan kılan en temel yetenek, bir başkasının sessiz çığlığını duyabilmek, yani empati kurabilmektir.

    Empati, çoğu zaman sempati ile karıştırılır. Oysa sempati birine acımak ya da onunla aynı fikirde olmaktır; empati ise birinin dünyasına, onun ön yargıları ve korkularıyla giriş yapabilme cesaretidir. Bir başkasının acısına "anlıyorum" demek kolaydır, asıl mesele o acının sizin teninizi de yakmasına izin vermektir. 

    Gündelik hayatta karşılaştığımız çatışmaların, trafikteki öfkenin veya sosyal medyadaki linç kültürünün temelinde hep aynı eksiklik yatıyor: Karşıdakinin hikayesini merak etmemek. Oysa her insanın içinde fırtınalar koptuğu, görünmeyen yaralar taşıdığı bir gerçektir. Empati, bu yaralara sürülen en etkili merhemdir. 

    Toplum olarak birbirimize olan güvenimizi ve bağımızı yeniden inşa etmek istiyorsak, önce dinlemeyi öğrenmeliyiz. Cevap vermek için değil, anlamak için dinlemek... Haklı çıkma telaşından vazgeçip, "Senin yerinde olsaydım ne hissederdim?" sorusunu kendimize sormaya başladığımızda, dünya daha yaşanılır bir yer haline gelecektir. 

    Unutmayın; empati bir lütuf değil, toplumsal bir sorumluluktur. Başkasının gökyüzündeki bulutu fark ettiğimizde, kendi güneşimiz daha parlak doğacaktır.

Mahmut Kemal ERSAN
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni