TARİHE GÖRE GÜZELLİĞİN TANIMI
Güzellik, yıllarca farklı niteliklerle giydirilmiş; fakat hiçbir şekilde varlığını kaybetmemiş bir tanımdır. İnsanların yıllara göre geçirdiği değişikliklerden fiziki ve manevi birçok tanım da yararlanıp kendini yenilemiştir. Bu değişiklikler yeri gelmiş birini yüceltmiş, yeri gelmiş birinin ise özgüvenini sarsmıştır. Bu "Mükemmelliyetçilik" algısı ne zaman çıktı bilinmese de, bilinen şu ki güzellik algısı günümüzün görülmeyen yaralarından biri haline gelmiştir.
***
İlkel toplumlarda güzellik, daha çok hayatta kalma ve üreme içgüdüsüyle bağlantılıydı. Sağlıklı ve güçlü bedendeki bireyler güzel kabul edilir, kabilelerde kullanılan taş süsler, vücut boyamaları veya doğal takılar kişiyi öne çıkaran güzellik unsurları sayılırdı. Antik çağlara gelindiğinde ise güzellik, yalnızca dış görünüşle sınırlı kalmamış, oran, simetri ve uyum ön plana çıkmıştır. Antik Yunan'da "Güzel" aynı zamanda erdemli ve iyi bir birey olmayı ifade etmiştir. Ayrıca Platon, güzelliği mükemmelliğin bir yansıması olarak görüyordu. (Ben de aynı şekilde düşünüyorum.)
***
Ortaçağ'a geldiğimizde güzellik, dinlerin etkisiyle daha çok ruhsal ve ahlaki bir boyut kazanmıştır. Ruhun temizliği ve erdemi, dış güzellikten daha değerli görülmeye başlanmıştır. Rönesans ile birlikte sanat ve bilimde güzellik yeniden şekillenmiş; oran, uyum ve estetik anlayışı ön plana çıkmıştır. Bugün ise güzellik kavramı çok daha geniştir. Kimi için güzellik doğallıkta, kimi için oranlarda, kimi içinse içsel değerlerde saklıdır. Kültürden kültüre değişse de güzellik, insanların hayatında her zaman özel bir yer tutmuştur.
***
Güzellik, tarih boyunca farklı biçimlerde tanımlanmış ve her dönemde ayrı bir anlam kazanmıştır. Başlangıçta hayatta kalma ve biyolojik ihtiyaçlarla bağlantılı olsa da zamanla kültürel, felsefi ve estetik boyutlar eklenmiştir. Bugün güzellik, yalnızca gözle değil; ruhu, karakteri ve insanın iç dünyasını da kapsayan çok katmanlı bir değer haline gelmiştir. Bu yönüyle güzellik, geçmişten günümüze insanın yaşamına eşlik eden, üzerine düşündüren bir olgudur. Fakat sonu gelmediğinde, sonu olmayan bir kumardan farksız kalır...
9/A Sınıfı